Hipertansiyon tedavisi

hipertansiyon tedavisi

Hipertansiyon Tedavisi

Çevresel, genetik, fiziksel vb. gibi birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkan kan basıncı yüksekliği olarak tanımlanan hipertansiyon, ülkemizde belirlenen verilere göre yaklaşık 15 milyon kişi bir görülmektedir. Ancak yine ülkemizde bu tür hastaların en fazla %5-6’sı uygulanan ilaçlarla etkin bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Kalan yüzdelik kısım ise bu hastalıkla baş etmek zorundadır. Bunun yanında ülkemizde bu kadar sık görülmesinin en büyük nedeni genetik faktörlerin yanında aşırı tuz tüketimi olarak görülse de hastaların çoğunluğunun neden hipertansiyona maruz kaldığının sebebi tam olarak bilinmemektedir. Ancak belirlenen nedenler arasında genetik faktörler, şeker hastalığı, hareketsiz yaşam, kalsiyum- potasyum- magnezyum gibi elzem mineralleri içeren besinlerin tüketilmemesi ya da fazla tüketilmesi, tiroit bezi hastalıkları, böbrek üstü bezi tümörleri, böbrek atar damarlarında daralma, aortta daralma, doğum kontrol hapı kullanımı, bazı ağrı kesicilerin yüksek oranda kullanımı gibi durumlar bulunmaktadır.
Tam tanımı damarın içinde etkin olan kanın damar duvarına yaptığı yüksek basınç olan hipertansiyon, tedavi edilmediği müddetçe ilk olarak damarın iç yüzeyini zedeleyecek akabinde de beyin kanaması ve felce sebep olacaktır. Ayrıca damar içi zedelenmelerinden dolayı organlara kan ulaşımı aksayacak ve buna bağlı olarak organ yetmezlikleri oluşabilecektir. Ancak “sessiz düşman” adıyla nam salan hipertansiyon, uzun süre belirti vermeden beyin, böbrek, kalp ve dolaşım sisteminde aksaklıklara da neden olmaktadır. Dolayısıyla tansiyon ölçümü rutin haline getirilmeli ve büyük -küçük tansiyonun normalden fazla olduğunun gözlenmesi durumunda bir uzmana başvurulmalıdır. Bunun dışında hipertansiyon halsizlik, yorgunluk, burun kanaması, kulaklarda çınlama, yürümede ve merdiven çıkmada zorlanma, çok sık idrara çıkma, bacaklarda şişlik gibi yaygın belirtilerle de kendini gösterebilir.
Hipertansiyon tedavisinde amaç kan basıncını 140/90 mm Hg’nin altına düşürmek ve bu değerde sabit kalmasını sağlamaktır ancak hastanın öyküsünde diyabet, böbrek yetersizliği veya organ hasarı varsa kan basıncını bu değerinde altında bir değere düşürmek hedeflenir. Hipertansiyon tedavisinin önemli bir kısmını ilaç tedavisi oluştursa da tedavinin temelinde yaşam tarzı değişiklikleri yatar. Bu değişiklikleri düzenli egzersiz, kilo kontrolü, tuz alımının kısıtlanması ve bir uzman tarafından önerilen diyete göre beslenme düzeni ve şeklinin değişmesi oluşturur. Bunun dışında dirençli hipertansiyon denilen tedavisi daha zor olan hipertansiyon da böbrek atardamarlarına cerrahi işlem uygulanır. Bunun dışında hastalığa maruz kalan kişinin “tedavi ve diyet kişiye özeldir” ilkesini kabul etmesi gerekmektedir. Çünkü kulaktan dolma bilgilerle ilaç almak ya da doktor tarafından verilen ilaçların bağımlılık yaptığını düşünmek ya da hipertansiyonu tetikliyor diye her besinden ve mineral kaynağı olan tuzlardan uzak durmak gibi düşüncelere kapılmak her hastanın psikolojisini olumlu yönde etkilemektedir. Ancak bu tür durumları benimseyen kişiler hipertansiyondan kurtulmak yerine hastalığa iyice bağlanmış olurlar.

Mutlaka Okumalısın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mutlaka Okumalısın
Kapalı
Başa dön tuşu